Pantone’un renk sistemi, tasarımcıların üretim dilinden çoktan gündelik hayatın estetik koduna taşındı. Workman Publishing ile hazırlanan 2027 takvim koleksiyonu da bu tanıdıklığı kullanıyor: tarih kutuları ve gün yaprakları, renk kartelasının ölçülü geometrisine bürünüyor.

Üç format, aynı renk ritmi
Page-A-Day Gallery masa takvimi 365 çıkarılabilir yapraktan oluşuyor. Kalın, kaplamalı kâğıtlar gün sonunda küçük birer renk baskısı gibi saklanabiliyor; şeffaf akrilik kutu da stand görevini üstleniyor. Ürünün satış fiyatı 24,99 dolar.

Yaklaşık 30 santimetrelik duvar takvimi 24 sayfayla renk bloklarını daha büyük bir kompozisyona taşıyor ve 16,99 dolardan satılıyor. Plastik içermeyen kâğıt kapağı ile geri dönüştürülebilir mührü, ambalajı da tasarımın parçası yapıyor. Yaklaşık 18 santimetrelik mini duvar takvimi ise 9,99 dolarlık daha küçük bir seçenek.
Takvimden koleksiyon nesnesine
Koleksiyonun çekiciliği, Pantone’un işlevsel görsel dilini gündelik ritüele uyarlamasında. Her gün yeni bir renk açmak, zamanı yalnızca sayısal değil görsel bir deneyime çeviriyor. Yakın zamanda yayımlanan Chicco ve Pantone koleksiyonunda olduğu gibi, marka burada da kendi sistemini ürünün ana davranışına dönüştürüyor.

2027 takvimlerine ek olarak 30 dolarlık advent takvimi, 24,99 dolarlık hediye kâğıdı kitabı ve on oyundan oluşan 150 dolarlık kutu da seriye eşlik ediyor. Pantone böylece tek bir “yılın rengi” anına yaslanmak yerine, rengi her gün yeniden seçilen bir masaüstü alışkanlığı olarak paketliyor.
Takvimlerin bir başka avantajı, kullanım süresi dolduğunda bile görsel değerini koruması. Çıkarılan yapraklar not kartı, ilham panosu ya da küçük baskı olarak yaşayabiliyor. Ürün böylece tarihe bağlı olsa da tek kullanımlık görünmüyor; marka sistemi, her yaprağa bağımsız bir nesne niteliği veriyor. Takvim bittiğinde bile geriye kişisel bir renk arşivi kalıyor.




