Pantone renk kartelası bu kez çocuk odasına giriyor; Chicco'nun oyuncakları, lamba ve puf gibi ev nesneleriyle aynı koleksiyonda buluşuyor.

Chicco x Pantone özel serisi, rengin yalnız yüzeye eklenen bir süs olmadığını göstermek üzere tasarlanmış yedi üründen oluşuyor. Koleksiyonda renkli bir lamba, şişme puf, silip yeniden kullanılabilen yazı tahtası, bowling seti, ısıtılabilen yıldız, yaratıcı oyun küpü ve seyahat kiti yer alıyor. Ortak görsel dil, Pantone kartelalarından tanıdığımız geniş renk alanlarını beyaz taban ve siyah marka yazısıyla bir araya getiriyor.

Renk kartelası oyun alanına giriyor

Koleksiyonun çıkış noktası, her ürünü belirli bir kullanım anı ve duygu çevresinde konumlandırmak. Chicco'nun anlatısında lamba sakinleşmeye, yıldız dinlenmeye, puf enerjiye, yazı tahtası yaratıcılık ve paylaşıma, bowling seti ise hareket ve hayal gücüne bağlanıyor. Bu ifadeler her çocukta aynı sonucu verecek bilimsel vaatler olarak değil, ürünlerin tasarım niyetini açıklayan bir çerçeve olarak okunmalı.

Renk seçimi ürünleri birbirine benzetirken işlevlerini silmiyor. Turuncu ve açık mavi seçenekleri bulunan yazı tahtası çizip silmeye, bowling seti hareketli oyuna, küp ise parçaları dizmeye ve farklı görevleri denemeye ayrılıyor. Böylece Pantone dili, tek bir ürünün ambalajına eklenen lisans işaretinden çıkıp serinin tamamını bağlayan bir sistem kuruyor.

Yeşil gövdeli Pantone lambasının sarı ışık veren dairesel başlığı.

Lamba çocuk odası ile çalışma masasını paylaşıyor

Serinin en belirgin parçası olan lamba, yedi LED rengi sunuyor. Kullanıcı tek bir rengi seçebiliyor ya da renklerin sırayla değişmesini sağlayabiliyor. Işık, melodiler ve doğa sesleriyle birlikte çalışabiliyor; beş parlaklık, iki ses seviyesi bulunuyor.

Üründeki çocuk modu 30 dakika, yetişkin modu ise üç saat boyunca ışık ve ses veriyor. USB-C ile şarj edilen tasarım, gece lambası ile masa üstü aydınlatma arasındaki geçişi aynı gövdede çözüyor. Koleksiyonun “çocuk için üretildi, evin geri kalanında da yaşayabilir” fikri en açık biçimde burada görülüyor.

Turuncu çerçeveli Pantone yazı tahtasında renkli bir ev ve ağaç çizimi.

Oyuncak ne zaman ev eşyasına dönüşür?

Çocuk ürünleri çoğu zaman parlak renkleri, karakter baskıları ve yoğun grafiklerle odanın geri kalanından ayrılır. Chicco x Pantone ise görünür olmaktan kaçmıyor; tam tersine güçlü renkleri daha düzenli bir forma yerleştiriyor. Yuvarlatılmış köşeler, geniş tek renk yüzeyler ve tekrar eden beyaz etiket şeridi, oyuncakları aynı aileye ait ev nesneleri gibi gösteriyor.

Bu yaklaşım, çocukların dünyası ile yetişkinlerin dekorasyon beklentisi arasındaki mesafeyi ürün üzerinden kapatıyor. Barbie'nin “Hayalimdeki Oda” çalışması çocuk çizimlerini gerçek bir iç mekâna taşımıştı. Chicco ve Pantone ise benzer sınırı ters yönde geçiyor: Çocuk için tasarlanan nesneler, salonun ya da çalışma masasının görsel düzenine uyarlanıyor.

Pastel renklerde numaralandırılmış altı Pantone bowling lobutu ve iki yumuşak top.

Pantone burada ne yapıyor?

Pantone iş birliklerinde kolay yol, tanınan renk kodunu mevcut bir ürünün üzerine basmaktır. Bu koleksiyonda renk, ürünleri ayıran ve aynı anda bir arada tutan ana tasarım kararına dönüşüyor. Bowling lobutlarının her biri farklı tona sahipken beyaz alt bölümleri seriyi koruyor; kırmızı oyun küpü de aynı kartela görünümünü daha büyük bir hacme taşıyor.

Benzer bir yöntem, ürünün mevcut biçimini başka bir kültürel işaretle eşleştiren Beats Pill ve Pokémon iş birliğinde de görülüyordu. Orada siluet, burada renk sistemi fikri taşıyor. İki örnekte de ortaklık, logoların yan yana gelmesinden çok ürünün nasıl göründüğüne dayanıyor.

İş birliğinin ölçüsü rafta belli olacak

Koleksiyondaki ürünler Fransa'da 14,99 avro ile 39,99 avro arasında fiyatlandırılıyor. Serinin satışına ya da kullanım etkisine ilişkin doğrulanmış bir sonuç henüz bulunmuyor. Bu nedenle koleksiyonun başarısını renklerin çocuk gelişimi üzerindeki etkisiyle değil, tasarım fikrinin ürünler arasında ne kadar tutarlı taşındığıyla değerlendirmek daha sağlıklı.

Chicco x Pantone'ın net önerisi şu: Oyuncak, çocuk kullanırken işlevini yerine getirip oyun bittiğinde saklanması gereken bir nesne olmak zorunda değil. Doğru renk ve form sistemi kurulduğunda evin görünür bir parçası olarak kalabiliyor. Koleksiyonun ayırt edici tarafı da tam burada; Pantone paleti bu kez duvarda asılı bir kartela değil, dokunulan, oturulan ve oynanan bir ev düzenine dönüşüyor.