Bir sporcu ortaklığını anlatmanın alışılmış yolu, yıldızı ürünün yanında fotoğraflamaktır. Kia, Rafael Nadal ile 22 yıla yaklaşan ilişkisini daha maddi bir fikre bağlıyor: Nadal’ın zafer kazandığı toprak kortlardan getirilen kırmızı toprak, otomotiv tasarımında kullanılan modelleme kiliyle karıştırılıyor ve tam ölçekli bir Kia EV4 GT heykeline dönüşüyor.
İş, Mallorca’daki Rafa Nadal Academy’de sergilendi. Otomobilin gövdesi yalnızca kırmızı kil renginde değil; yüzeyinden geçen beyaz kort çizgileriyle doğrudan tenis sahasına bağlanıyor. “Toprağın Kralı” lakabı, slogan olmaktan çıkıp heykelin gerçek malzemesine dönüşüyor.

Başarı sayıları malzemeye dönüşünce
Nadal, kariyeri boyunca toprak kortta 63 tekler şampiyonluğu kazandı; 14 Roland-Garros zaferi elde etti ve bir dönemde toprak zeminde art arda 50 set kazandı. Kia’nın çalışması bu rakamları bir infografik üzerinde sıralamak yerine, zaferlerin gerçekleştiği zemini merkeze alıyor.
Farklı kortlardan gelen toprağın tek gövdede buluşması, otomobili hatıra nesnesine dönüştürüyor. Malzeme hem sporcunun kariyerini hem de Kia’nın tasarım sürecini taşıyor. Çünkü otomotiv kili, üretim öncesi araç formlarını gerçek ölçekte görmek ve elle düzeltmek için zaten kullanılan bir araç.

Otomotiv kilinin iki anlamı
Heykelin etkisi, “topraktan araba yaptık” şaşırtıcılığından fazlasına dayanıyor. Kırmızı kort toprağı Nadal’ın alanını, modelleme kili ise Kia’nın alanını temsil ediyor. İki malzemenin karışması, marka ile sporcu arasındaki ortaklığı görsel bir kolajdan çıkarıp üretim yöntemine yerleştiriyor.
Yüzeyin kusursuz ve parlak bırakılmaması da önemli. Parmak ve alet izleri, kortun pürüzlü dokusu ve beyaz çizgiler heykelin maddesini saklamıyor. Tam da bu nedenle araç, boyanmış bir maketten çok oyundan sonra iz taşıyan bir saha gibi görünüyor.

Yirmi yılı aşan ortaklığa tek nesne
Kia ile Nadal’ın ilişkisi 2004’te başladı; sporcu 2006’dan bu yana markanın küresel elçisi. Uzun sponsorluklar zaman içinde birbirini tekrar eden reklam filmlerine dönüşebilir. Bu çalışma, ortaklığın tarihini tek bir fiziksel nesnede yoğunlaştırmayı deniyor.
Heykel, EV4 GT’nin performansını kanıtlayan bir ürün demosu değil. Nadal’ın kariyerini de bütünüyle anlatmıyor. Gücü, iki dünyaya da ait gerçek bir malzeme bulmasında. Sporcu iletişiminde özgünlük bazen yeni bir slogan yazmaktan değil, hikâyenin tam olarak hangi maddeden yapıldığını sormaktan geçiyor.




