İstanbul’un kedileri, kentin en kolay tanınan gündelik simgelerinden biri. Coante, “Şehrin Kedisi” kampanyasında bu ortak hafızayı güneş gözlüklü Coti karakteriyle yeniden yorumluyor ve karakteri Beylikdüzü-Söğütlüçeşme arasında çalışan bir metrobüsün üzerine taşıyor.
Kent ikonundan marka karakterine
Reksan Reklam imzası taşıyan uygulamada Coti, yalnızca sevimli bir maskot olarak kullanılmıyor. Kedilerin temizlikle ilişkilendirilen davranışları, markanın kuvars yüzeyleri için kurduğu hijyen ve bakım anlatısına bağlanıyor. Bu çağrışım, teknik bir ürün mesajını uzun açıklamalar yerine tek bakışta okunan karakter üzerinden taşıyor.

Coti, Beylikdüzü-Söğütlüçeşme hattında hareketli açıkhava yüzeyine dönüştü. Görsel: Coante
Güneş gözlüğü, karaktere kentli ve kendinden emin bir tavır kazandırıyor. Büyük ölçekli illüstrasyon metrobüsün hareketli gövdesini kaplayınca Coti, sabit panoda bekleyen bir görsel olmaktan çıkıp gün boyunca farklı semtleri dolaşan şehir sakinine dönüşüyor.
Hattın uzunluğu hikâyenin parçası
Beylikdüzü ile Söğütlüçeşme arasındaki güzergâh, İstanbul’un iki yakasını ve yoğun yolcu akışını birbirine bağlıyor. Kampanya bu geniş hareket alanını yalnızca erişim avantajı olarak değil, karakterin şehri dolaştığı bir rota gibi kullanıyor. Metrobüsün trafikte ve duraklarda tekrar tekrar görülmesi, Coti’nin gündelik kent ritmine karışmasını sağlıyor.

Kampanya, kent içi görünürlüğü fotoğraf ve paylaşım çağrısıyla sosyal medyaya bağlıyor. Görsel: Coante
Transit mecranın biçimi de fikri destekliyor. Uzun araç yüzeyi, kedinin gövdesi ve hareket duygusu için uygun bir alan sunuyor. Araç ilerledikçe görseldeki karakter de yolculuk ediyormuş izlenimi veriyor; mecra ile yaratıcı mesaj aynı hareket üzerinde birleşiyor.
Açıkhavadan sosyal medyaya geçiş
Marka, kullanıcıları Coti’yi gördüklerinde fotoğraf çekip paylaşmaya çağırıyor. Böylece karşılaşma, yalnızca yolculuk sırasında tüketilen bir açıkhava teması olarak kalmıyor. Farklı durak ve semtlerde çekilen görüntüler, kampanyanın sosyal kanallarda kullanıcılar tarafından yeniden üretilmesine alan açıyor.
Bu çağrı aynı zamanda aracın nerede görüleceğini önceden tam olarak bilmenin mümkün olmadığı hareketli mecra yapısından yararlanıyor. Coti’yle karşılaşmak küçük bir kent keşfine dönüşürken, fotoğrafın çekildiği semt ve an her paylaşımı birbirinden ayırıyor. Marka aynı görseli dağıtmak yerine kullanıcıların farklı şehir arka planlarıyla çoğalttığı bir içerik akışı elde ediyor.
Çalışmanın erişim ya da satış etkisine ilişkin doğrulanmış sonuç paylaşılmıyor. Yine de uygulamanın güçlü yanı, İstanbul’a özgü bir kültürel işareti ürün kategorisiyle ilişkilendirmesi ve hareketli mecrayı karakterin davranışına dönüştürmesi. Coti’nin rotası, marka mesajını şehrin kendi gündelik görüntülerinden biriymiş gibi dolaşıma sokuyor.




