Film ve dizi setlerinde sürdürülebilirlik hedefleri çoğu zaman genel ilkeler düzeyinde kalabiliyor; günlük yapım akışında bu hedefleri kimin izleyeceği ise ayrı bir soruya dönüşüyor. Netflix Türkiye, Seni Tanıyorum, Palas Pandıras ve GORA4GORA yapımlarında yürüttüğü pilotlarla “eko koordinatörü” adlı rolü gerçek set koşullarında denedi. Deneyimler, EkoStart: Yapımda Sürdürülebilirlik buluşmasında sektör profesyonelleriyle paylaşıldı.

Yeni rol, günlük üretim akışına yerleşiyor

Eko koordinatörü, yapımın belirlediği çevresel hedefleri çekim planı, enerji kullanımı, tedarik ve saha uygulamalarıyla ilişkilendirmek üzere konumlandırıldı. Bülten bu kişinin yetki alanını ayrıntılı bir görev tanımıyla açıklamıyor; ancak pilotların odağında, önerilerin gerçek set koşullarında ne ölçüde uygulanabildiğini görmek, karşılaşılan engelleri kaydetmek ve ekipler arasında öğrenme oluşturmak bulunuyor.

Netflix EkoStart etkinliğinde yapım sürdürülebilirliği konuşması

EkoStart buluşmasında üç yerli yapımdaki pilot uygulamalar ele alındı. Görsel: Netflix

Üç yapımın aynı çerçevede değerlendirilmesi, tek bir setten çıkan iyi uygulama listesinin farklı prodüksiyonlara doğrudan kopyalanamayacağını da görünür kılıyor. Çekim yeri, ekip büyüklüğü, enerji ihtiyacı, tedarikçi ağı ve zaman baskısı değiştikçe çözümün uygulanma biçimi de değişiyor. Pilot yaklaşım, bu farkları sonuç ilan etmeden önce sınamaya alan açıyor.

Deneyim paylaşımı sektör buluşmasına dönüşüyor

9 Ekim’de düzenlenen etkinlikte yapım şirketleri ve farklı uzmanlık alanlarından ekipler bir araya geldi. Netflix Yapım Yönetimi Müdürü Oya Aytimur Duman’ın yönettiği “Yeşil Set, Yeşil Gelecek” panelinde enerji kullanımı, teknik çözümler, tedarikçilerin sunduğu seçenekler, maliyetler ve düzenleyici koşullar ele alındı. Böylece buluşma, yalnızca kurumsal bir duyuru yerine saha deneyimlerinin karşılaştırıldığı bir çalışma alanı kurdu.

Netflix dünya genelinde enerji kullanımını iyileştirme, elektrikli teknolojilere geçiş ve daha temiz mobil enerji çözümleri üzerinde çalıştığını belirtiyor. Ancak bültende üç Türkiye pilotuna ait ölçülmüş emisyon, enerji ya da atık sonuçları paylaşılmıyor. Bu nedenle projeyi doğrulanmış çevresel etki üzerinden değil, rol ve süreç tasarımını test eden bir üretim denemesi olarak okumak daha doğru.

EkoStart’ın yaratıcı endüstriler açısından dikkat çekici yanı, sürdürülebilirlik tartışmasını yapım sonrasında hazırlanan raporlardan setin günlük kararlarına çekmesi. Eko koordinatörü rolü, hedeflerin ekipler arasında kaybolmasını önlemeyi amaçlayan bir sorumluluk noktası kuruyor. Aynı zamanda prodüksiyonun yaratıcı, teknik ve mali kararları arasındaki gerilimi görünür hale getiriyor.