Bir araziyi korumaya çalışırken en zor şey, yavaş ilerleyen tahribatı tek bakışta anlatmaktır. The Krank’ın Wound adlı geçici yerleştirmesi, Korfu’daki Erimitis kıyısında buldozerlerin bıraktığı izi elli metre uzunluğunda kırmızı bir kesiğe çevirdi. Siyah bağlar, yaranın dikilmeye çalışıldığını düşündürüyor; fakat iyileşmenin tamamlanmadığını da saklamıyor.

Arazi, mesajın kendisi
Yaklaşık 7’ye 50 metre ölçülerindeki çalışma, kumaşın sahil taşlarıyla sabitlenmesiyle kuruldu. Sanatçıya bölge sakinleri ve Save Erimitis gönüllüleri yardım etti. Yerleştirmenin gücü başka bir yüzeye ihtiyaç duymamasında: kırmızı “yara”, tam da iş makinelerinin açtığı hatta uzanıyor.

Erimitis; Akdeniz ormanı, üç kıyı sulak alanı, kayalık kıyılar ve yedi koydan oluşan hassas bir ekosistem. Bölgede iki yüzden fazla deniz türünün bulunduğu belirtiliyor. 2012’den bu yana tartışılan Kassiopi projesi ise beş yıldızlı otel, villalar ve 57 yatlık marina planlarıyla bu alanın geleceğini belirsizleştirdi.
Geçici iş, kalıcı soru
Çalışma iki gün boyunca rehberli yürüyüşlerle gezildi. Bilimsel danışmanların katıldığı bu buluşmalar, eseri yalnızca fotoğraflanacak bir simge olmaktan çıkarıp alanın geçmişini konuşma vesilesine çevirdi. Sonrasında bütün malzemeler toplandı ve yeniden kullanılmak üzere saklandı; kıyıda yeni bir atık bırakılmadı.

Wound, çevre iletişimindeki soyut kelimeleri bedensel bir metafora indiriyor. “Tahribat”, “imar” ya da “ekosistem kaybı” uzaktan teknik başlıklar gibi duyulabilir. Kıyı boyunca uzanan kırmızı kesik ise aynı meseleyi fiziksel bir acı gibi okutuyor. Sanat burada çözüm sunmuyor; bakmamayı zorlaştırıyor.
Dikiş imgesi aynı anda iki karşıt duyguyu taşıyor: zarar çoktan verilmiş, ama onarma ihtimali tümüyle kaybolmuş değil. Bu ikilik, çalışmayı yalnızca öfke görseli olmaktan çıkarıyor. Yara, koruma mücadelesinin hâlâ devam ettiğini kıyının ölçeğinde anlatıyor. Havadan bakıldığında eser, doğal sınırların ne kadar kolay kesilebildiğini de çarpıcı biçimde gösteriyor.




