Bir hayvanın gözünden bakmak, kamerayı onun baş hizasına indirmekten daha karmaşık. Ulster University’den araştırmacı ve tasarımcı Alan Hook’un geliştirdiği Equine Eyes, insan görüşünü atların dünyasına yaklaştırmak için iki 180 derecelik kamera, renk işleme ve at başını andıran büyük bir giyilebilir kask kullanıyor.
Atların gözleri başlarının iki yanında yer aldığı için görüş alanları yaklaşık 350 dereceye ulaşabiliyor. İnsanların öne dönük, daha dar görüşünün aksine çevredeki hareketi çok geniş bir alanda algılıyorlar. Equine Eyes bu farkı yalnızca ekranda anlatmak yerine, katılımcının bakış biçimini geçici olarak değiştiriyor.

Geniş açı tek başına yetmiyor
Kasktaki iki kamera çevreyi iki yandan yakalıyor ve görüntüyü kullanıcıya aktarıyor. Sistem, atların mavi ve sarı tonları ayırt ettiği dikromatik görüşünü yaklaşık olarak taklit etmek için renkleri de dönüştürüyor. Böylece deneyim, yalnızca “daha fazlasını görmek” değil; renk, yön ve derinlik algısının değişmesi üzerine kuruluyor.
Yine de proje bir atın öznel deneyimini eksiksiz aktardığını iddia etmiyor. Görme; göz yapısından beyin işlemeye, beden hareketinden kokulara kadar pek çok katmana bağlı. Hook’un tasarımı bu nedenle bilimsel bir simülasyondan çok, insan merkezli bakışa karşı spekülatif bir araç olarak okunmalı.

Neden kask bir at başına benziyor?
Teknik düzenek daha küçük bir gözlüğe de yerleştirilebilirdi. Ancak heykelsi at başı, kullanıcıyı sıradan bir VR deneyiminden çıkarıyor. Kaskın ağırlığı, ölçeği ve dışarıdan görünüşü; dönüşüm hissini güçlendiriyor. Katılımcı yalnızca farklı bir görüntü görmüyor, çevresindeki insanlar tarafından da farklı bir bedene sahipmiş gibi algılanıyor.
Bu karar, empati tasarımında arayüzün rolünü gösteriyor. Bir canlıyı anlamak için “onun yerine geçme” iddiası sorunlu olabilir; Equine Eyes bunu kusursuz bir taklit olarak sunmak yerine, kendi bedenimizin görme üzerindeki etkisini görünür kılıyor.
Türler arası tasarım için bir araç
Proje, Hook’un Interspecies Design Toolkit çalışmasının bir parçası. Amaç, tasarım kararlarının yalnızca insan kullanıcı üzerinden alınmasına itiraz etmek ve başka canlıların algı koşullarını sürece dâhil etmek. Ahır, ulaşım aracı ya da bakım ortamı tasarlarken atların geniş görüşü ve renk algısı hesaba katıldığında, insan için önemsiz görünen bir ayrıntı hayvan için tehdit hâline gelebilir.

Equine Eyes’ın değeri “bir at tam olarak böyle görür” demesinde değil; bunun o kadar kolay bilinemeyeceğini deneyimletmesinde. Kask, görüş alanımızı genişletirken kesinlik iddiamızı daraltıyor. İyi spekülatif tasarım da çoğu zaman çözüm sunmaktan önce, alıştığımız bedenin evrensel olmadığını hatırlatır.




