Bir marka iş birliği bazen iki logonun yan yana gelmesinden ibaret kalır. Alpine ve Lacoste’un yeni projesi ise ortaklığı doğrudan otomobilin içine ve yüzeyine taşıyor.
Alpine, Lacoste ile birlikte hazırladığı A290 Lacoste Rallye modelini tanıttı. “Beware of the Crocodile” adı verilen proje, A290 Rallye temel alınarak geliştirilen tek örnek bir otomobil olarak hazırlandı.
Araç, Lacoste’un en bilinen marka kodlarından biri olan timsahı yalnızca logo düzeyinde kullanmıyor. Timsahın kırmızı dili, iç mekân tasarımından koltuk detaylarına kadar uzanan görsel fikrin çıkış noktası haline geliyor.
Timsahın ağzından ilham alan iç mekân
Otomobilin iç mekânı, kırmızı ağırlıklı tek renkli bir atmosfer üzerine kuruluyor. Bu tercih, sürücünün timsahın ağzına giriyormuş gibi hissetmesini amaçlayan bir tasarım diliyle açıklanıyor.
Arka bölümde bekleyen timsah görseli, otomobilin yarış karakteriyle birlikte kullanılıyor. Sürücü ise bu anlatının içinde “Crocopilote” olarak konumlandırılıyor.
Bu yaklaşım, Lacoste’un timsah simgesini dış yüzeydeki bir sticker ya da kaput logosu olmaktan çıkarıp otomobilin deneyim alanına taşıyor.
Lacoste’un petit piqué dokusu yarış otomobiline taşındı
Aracın koltukları ve kapı panellerinde Lacoste polo tişörtleriyle özdeşleşen petit piqué kumaş dokusundan yararlanıldı. Bu detay, otomobilin yalnızca renk ya da logo üzerinden değil, markanın tekstil mirası üzerinden de kurgulandığını gösteriyor.
Timsah işlemeleri, Lacoste’un klasik işlemeli timsahlarını üreten Potencier atölyesi tarafından hazırlandı. Ortak Alpine x Lacoste logosu ise iç mekânda kabartma formda kullanıldı.
Tasarımda ayrıca 290 adet timsah detayı yer alıyor. Bu sayı, aracın A290 kimliğiyle Lacoste’un sembolünü aynı tasarım fikrinde buluşturan küçük bir referans olarak kullanılıyor.
Yarış altyapısı korunuyor
Araç, yalnızca görsel bir konsept olarak ele alınmıyor. Temelde Alpine A290 Rallye üzerine kurulan otomobil, yarış kullanımı için geliştirilen teknik altyapısını koruyor.
Modelde 220 beygir güç, 52 kWh batarya, sınırlı kaymalı diferansiyel, ALP Racing süspansiyonlar ve Brembo fren sistemi bulunuyor.
Koltuklarda ise ERPRO tarafından hazırlanan 3D baskı parçalar kullanılıyor. Bu yapılarda lattice adı verilen kafes benzeri formlar tercih ediliyor. Amaç, yarış otomobili için önemli olan hafiflik ve destek dengesini sağlamak.
Dış tasarımda beyaz-mavi tonlar kullanılıyor. Bu renk dünyası, Alpine’in ismindeki dağ referansına ve soğuk peyzaj hissine yakın bir görsel zemin oluşturuyor.
Fransız performans ve stil mirası aynı projede buluşuyor
İş birliği, iki markanın Fransız kökeni üzerinden de konumlanıyor.
Lacoste tarafında René Lacoste’un spor ve tasarım mirası, Alpine tarafında ise Jean Rédélé’nin otomotiv ve performans geçmişi ortak anlatının parçaları olarak öne çıkarılıyor.
Bu nedenle otomobil, yalnızca moda markasıyla otomobil markası arasında yapılan dekoratif bir çalışma gibi değil; performans, işlevsel zarafet ve Fransız tasarım anlayışı etrafında kurulan bir vitrin proje olarak sunuluyor.
Pierre Niney ve Pierre Gasly filmde yer aldı
Projenin iletişim ayağında “Le Test” adlı kısa film kullanıldı. Film, Pierre Niney’nin kurucularından olduğu Ninety Films tarafından hazırlandı.
Filmde Lacoste elçisi Pierre Niney ile BWT Alpine F1 pilotu Pierre Gasly birlikte yer alıyor. Mizahi tona sahip film, otomobilin yalnızca tasarım nesnesi olarak değil, sosyal medyada dolaşıma girebilecek bir içerik unsuru olarak da kullanılmasını sağlıyor.
Bu içerik, otomobilin tanıtımını teknik özelliklerden çıkarıp iki marka elçisinin karşılaşması üzerinden daha hafif bir anlatıya taşıyor.
Satışa sunulmayacak, kapsül koleksiyon eşlik edecek
A290 Lacoste Rallye’nin seri üretime girmesi beklenmiyor. Araç, tek örnek bir model olarak konumlanıyor.
Projeye, otomobilin tasarım ruhunu giyim tarafına taşıyan bir kapsül koleksiyon da eşlik ediyor. Böylece iş birliği yalnızca otomobil üzerinde kalmıyor; Lacoste’un ana alanı olan giyim dünyasına da geri dönüyor.
Alpine ve Lacoste’un çalışması, moda ve otomotiv iş birliklerinde sık görülen logo yerleştirme yaklaşımından daha kapsamlı bir uygulama sunuyor. Timsah sembolü, kumaş dokusu, kırmızı iç mekân, 3D baskı parçalar ve kısa film aynı hikâyenin farklı temas noktaları olarak kullanılıyor.
Ortaya çıkan araç, satıştan çok iki markanın ortak tasarım alanını göstermek için hazırlanmış tek örnek bir vitrin otomobili olarak konumlanıyor.



